Urla Altınköy Plajı


En plansız yolculuğumuz. Nasıl mı? Anlatayım. Yeni aracımız camper dönüşümünden çıktı. E tabi test etmeden kimseye veremeyiz. Her zaman keyif için çıkılan yolculuklar bazen iş için zorunluluktan da olabiliyor. Ama hiç problem değil. Yeter ki yol olsun bize. Yeni bir yer olsun. Hareket olsun. Bende çok olur apansızın fırlamalar ama hanımlar bizler gibi değil. Epeyce zaman önce bilgilendirilmeli, o psikolojiye sokulmalı ve hazırlanabilmeleri için zaman verilmeli. Tabi biz bu saydıklarımızın hiçbirini yapmadık. Siz de böyle yapın diye demiyorum. Sanki çok da kasmamak lazım. İş başa düşünce ve mesele iş ve keyfin karışımıysa ok gibi fırlarız evelallah. Nereye mi? Altınköy Plajına? O da neresi? Urla’da bir plaj. Kulaktan duymuşluğumuz var. Hatta tembihlenmişiz bile... “Aman şemsiyenizi unutmayın! Ağaç gölgesi filan bulamazsınız!” Tabi dert etmiyoruz. Yeni karavanımızda tente var. Akşam olmasına üç saat kala karar veriliyor. Gidilecek. Mutfak ve kamp malzemeleri zaten hep hazır. Müşterilerimiz için her daim hazır bekleyen kutulardan kapmamız yeterli. Heyecanlıyız da! Yeme içme işleri hanımda, dışardan temin edileceklerin koşuşturması bende. Bakalım kim neleri unutacak? Alelacele işlerde olur böyle şeyler. Her şeyi aldığımızı sanarak ve hatta klasik “Şunu aldın mı? Bunu aldın mı?” sorularıyla sözde birbirimizi kontrol ederek yolda da birkaç eksiğimizi aldık. Artık otobandayız. Neyi mi unutmuşuz? Bütün uyku malzemelerimizi. Birkaç çözüm önerisi. Negatif. Otobandan ilk çıkıştan eve geri dönüş. Olsun. Moral bozmak yok. Kaybolan zaman olsun. Ve yeniden yoldayız. Hedef Altınköy Plajı. Unuttuklarımız için geri dönüşleri saymazsak bize yaklaşık 70 km uzaklıkta. Otobandan çıktıktan sonra harika ormanların olduğu kıvrıla kıvrıla giden dağ ve köy yollarına varıyoruz. Klimayı kapatıp, ayağımızı gazdan çekip aheste moda geçiş zamanı. Birbirinden farklı yüzlerce belki binlerce bitkinin kokusunu hissetme, ciğerlere çekme zamanı. Varış yeri artık önemli değil sanki. “Sadece bu doğanın kokusunu solumak için bile bu kadar yol gelinir” dedirtiyor insana. Bu yarı buçuk trans halde yolun bittiği yere -kelimenin tam anlamıyla hem de- en azından asfaltın bittiği plaja ulaşıyoruz. Aracı park edip, geceyi geçireceğimiz noktayı belirlemek için keşif yürüyüşü, kamp yapılacak yer tespiti ve aracı konuma alma işi. Şahin tepesi değil ama karavan için uçurumvari bir yer kestiriyoruz gözümüze. O yüzden sadece geri görüş kamerasına güvenmeyip mutlaka destek de alıyoruz manevralar yaparken. Konumlanır konumlanmaz, kısaca manzaranın keyfini çıkarmaya çalışıyoruz. Yüksek ağaçların olmadığı yeşil tepeler arasında sevimli bir koy. Korunaklı görünüyor. Çok hafif hareketli bir deniz. Suyun rengi harika. Turkuaz ve mavi arası inanılmaz güzellikte bir renk dansı. Akşam serinliğine aldırmadan hala yüzen bir grup insan ve havada eğlenen insan sesleri. Doğadaki kuşların cıvıltısı. Cırcır böcekleri müziğine daha başlamamış. Mevsimden mi bilemedim. Ardından akşam yemeği hazırlıkları. Ve git gide azalan insan sesleri. Güneşin batışıyla artık plajda tek bir Allah’ın kulu kalmıyor. Plaj, koy, doğa, hafiften çoğalan dalgaların sesi ve sırtımızı verdiğimiz tepenin ardından ışığıyla gecemize romantizm katan dolunay bizim! Hepsi bizim! Daha ne olsun. Tek korkumuz var. O da 21.00 itibariyle başlayan sokağa çıkma yasağında kolluk kuvvetlerinin sorularına maruz kalmak. O riski de almışız zaten. Hiçbir şey bu keyfi bozamaz. Böylesi bir yerde uyumanın ve sabahında zıpkın gibi uyanmanın bilinciyle uykuya dalma anına geçiyoruz. Uyandığımızda hala yalnızız plajda. Akşam giremediğimiz deniz çekiyor bizi. Sonrasında köyün içindeki küçük marketten kahvaltı için eksiklerin alınması amaçlı tempolu bir sabah yürüyüşü. Dutlar dalını eğip buyur ediyor yürüyüş anında. Birkaç avuç dolusu yemeden olmaz. Ve rengarenk çiçekler gözlerimize çarpıyor. Köydeki yazlıkların bahçelerini süsleyen hanımeli ve yaseminlerin kokusundan hiç bahsetmiyorum. Kahvaltı, keyif kahvesi ve istemeye istemeye dönüş. Bir gece için değer mi? Değer. “Keşke biraz daha uzun kalabilseydik” dedirtiyorsa değer. Bunlar bizim hazırlıksız gezimizden kalanlar. Siz de kafanızda hiç yokken yakın bir yerlere kaçalım derseniz Urla Altınköy Plajı bir alternatif olabilir. İzmir’de yaşayanlar için tabi ki.

by @halukbigbadwolf

#karavan #vanlife #campervan #kampkaravan #karavangünlükleri #karavanlageziyoruz #karavankiralama







219 görüntüleme0 yorum